Memory-keeping as everyday practice in digitally mediated environments
Öz
Digital technologies have become integral to everyday practices of recording, storing, and revisiting personal memories. Photographs, messages, notes, and ordinary moments are increasingly captured and stored through digital devices and platforms that embed remembering in daily routines. This study examines everyday memory-keeping practices within digitally mediated environments from a design-oriented perspective. It focuses on how these practices are structured through the conditions of use provided by designed media systems. Based on qualitative interviews and a large-scale survey, the research explores memory-keeping across unrecorded, physical, and virtual forms, and examines their coexistence and interaction. The findings show that digitally mediated methods do not introduce entirely new memory content but reorganise and combine forms already present in verbal and material practices. Digitally mediated environments emerge as infrastructures that shape memory-keeping through qualities such as speed, accessibility, accumulability, and shareability. These qualities influence when and how memories are recorded, revisited, and circulated, often integrating memory-keeping seamlessly into everyday activities. The study highlights remembering as an ongoing process shaped by repeated encounters with stored content and ongoing social circulation. By foregrounding participants’ descriptions of their everyday practices, the paper offers a design-oriented account of digital environments as structuring the temporal, social, and experiential dimensions of memory-keeping in daily life.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
The study was conducted in accordance with national and international research and publication ethics. Ethical committee approval was not required for this study.
Dijital ortamlarda gündelik bir pratik olarak anıların saklanması
Öz
Dijital teknolojiler, kişisel anıların kaydedilmesi, saklanması ve yeniden ziyaret edilmesine yönelik gündelik pratiklerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Fotoğraflar, mesajlar, notlar ve sıradan anlar, hatırlamayı gündelik rutinlerin bir parçası haline gelen dijital cihazlar ve platformlar aracılığıyla giderek daha fazla kaydedilmekte ve saklanmaktadır. Bu çalışma, dijital ortamlarda gündelik anı saklama pratiklerini tasarım odaklı bir perspektiften incelemektedir. Çalışmanın odağı bu pratiklerin tasarlanmış medya sistemlerinin sunduğu kullanım koşulları üzerinden nasıl yapılandığıdır. Nitel görüşmeler ve geniş ölçekli bir anketten elde edilen veriler doğrultusunda araştırma, anıları kayıt dışı, fiziksel ve sanal saklama biçimleri üzerinden ele almakta; bu biçimlerin bir aradalığını ve etkileşimini incelemektedir. Bulgular, dijital ortamlarca şekillenen yöntemlerin bütünüyle yeni bellek içerikleri üretmediğini; bunun yerine sözlü ve nesne temelli pratiklerde zaten mevcut olan biçimleri yeniden düzenlediğini ve bir araya getirdiğini göstermektedir. Dijital ortamlar, hız, erişilebilirlik, biriktirilebilirlik ve paylaşılabilirlik gibi nitelikleriyle anı saklama pratiklerini şekillendiren altyapılar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nitelikler, anıların ne zaman ve hangi koşullarda kaydedildiğini, yeniden ziyaret edildiğini ve dolaşıma girdiğini etkileyerek anı saklamayı gündelik akış içine sorunsuz bir biçimde dahil etmektedir. Bu bağlamda çalışma, hatırlamayı, kaydedilen içeriklerle tekrar tekrar karşılaşmalar ve süreğen toplumsal dolaşım yoluyla şekillenen süreklilik taşıyan bir süreç olarak ele almaktadır. Katılımcıların gündelik pratiklerine dair anlatılarını merkeze alan bu çalışma, dijital ortamların anılarla kurulan ilişkinin zamansal, toplumsal ve deneyimsel boyutlarını nasıl yapılandırdığını ortaya koyan tasarım odaklı bir yaklaşım sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Makalede ulusal ve uluslararası araştırma ve yayın etiğine uyulmuştur. Çalışmada etik kurul izni gerekmemiştir.